DİJİTAL ÇAĞIN SONUNU GETİREMEDİĞİ KALEMİN UCUNDAKİ SANAT



Ferhat Demirkıyık FourFourTwo Türkiye okurları için Sunderland’in ve İngiliz medyasının sembol isimlerinden Nick Barnes ile buluştu.


Her futbol maçının arkasında harika bir yorumcu ve her yorumcunun önünde bir dizi maç notu var. BBC Radyo Newcastle’dan Nick Barnes bu işin en iyilerinden. Sunderland 'Til I Die belgesel dizisinde de kendisini sıklıkla gördüğümüz Barnes için ada futbolunun en tutkulu yorumcusu olmanın yanında, iyi de bir ‘sanatçı’ dersek hata etmiş olmayız. Öyle ki, sayısız futbol karşılaşmasını dinleyicilere neredeyse 30 yıldır o yorumlamış, adadaki en sevilen radyo programlarının sesi o olmuştur. Nick Barnes’ın sanat eseri niteliğindeki maç notları ise sanatçıları aratmayacak türden. Sunderland'te Roy Keane, Steve Bruce, Martin O’Neill, David Moyes ve Sam Allardyce dahil bir düzine teknik adamla birlikte çalışan Nick, BBC Radio Newcastle için yorumladığı her maç için saatlerini harcayarak iki sayfalık ayrıntılı bir maç notu hazırlamasıyla hayranlık uyandırıyor.

Meslek hayatı boyunca sayısız başarıya imza atan futbola böylesine tutkulu yorumcu Nick Barnes ile kariyeri, koronavirüs pandemisi, endüstriyel futbol ve milli takımımız üzerine konuştuk…




Nick Barnes nasıl yorumcu oldu? Futbol yorumcusu olmak onun hayali miydi?

Açıkcası ben planladığımdan çok daha şanslı bir şekilde futbol yorumcusu oldum. 1990'ların başında BBC Radyo Cumbria için çalıştığımda spor editörlüğü görevine getirildim. Çünkü benden önceki editör ayrıldığında radyo istasyonunda futbola ilgi duyan kimse yoktu. Bu nedenden dolayı çok şanslıydım. İlk olarak kendimi mesleki anlamda Carlisle United takımı ile geliştirme fırsatı yakaladım. Bu sürede takımla birlikte seyahat etmeme de izin verildi. Hem iç saha maçlarında hem de deplasmanlara giderek bu oyunu 1992’den itibaren yorumlamaya başladım. Futbolu çocukluğumdan beri çok seviyorum ve hayal ettiğim mesleğe kavuşmuş olmak eşsiz bir histi. Bu mesleğin benim için ne kadar ayrıcalıklı ve özel olduğunun farkındayım.




Herkesin içinde özel bir futbol kulübü vardır. Desteklediğin takımın gol yemesi nasıl bir his?

Exeter City Futbol Kulübü benim için özel bir yere sahip. Bu kulübü destekleyerek büyüdüm. Neyse ki rakibin Exeter City olduğu çok az maçı yorumlamak zorunda kalmıştım. Sevdiğiniz takım gol yediğinde bile ne olursa olsun tutkulu olmalısınız. Ben bunu yapıyorum. Exeter City’nin oynadığı futboldan her zaman keyif alırdım. Aynı zamanda kalbimde çok özel bir yere sahip olan Carlisle United ve Sunderland gibi takımların da pek çok zaferini yorumladım.

Bir maçtan ne kadar süre önce hazırlanıyorsun?

Bir sonraki maç için hazırlığım bir önceki biter bitmez hemen başlıyor diyebilirim. Maçtan sonra oyuncularla yaptığım röportajların hemen ardından bir sonraki maçı da dört gözle bekliyorum. Hafta boyunca maç notlarımı hazırlamak ve röportajlarımı planlamak için maçtan birkaç gün önce oturuyorum, çalışmaya başlıyorum. Bir maç için hazırlanmak altı saat kadar sürebiliyor.






Futbol yorumculuğundaki ilk deneyimin nasıldı?

Yorumladığım ilk maç Exeter City’nin maçıydı. 1990 yılında 4. Ligde oynayan Exeter City ve Carlisle United karşı karşıya gelmişti. Bölgenin en iyi iki kulübünün gerginlik içersinde geçen maçını sorunsuz bir şekilde yorumlamıştım. Carlisle United karşılaşmayı 1-0 kazanmıştı.

Futbol yorumculuğunun son 20 yılı nasıl bir değişim gösterdi?

Garip gelebilir ama futbol yorumculuğu hayatta çok az değişen bir alan. Hem sahada hem de mikrofonun arkasındaki karakterler sürekli değişiyor fakat iş özünde aynı kalıyor. Maçta olup bitenleri evde dinleyenler için, en iyi hale getirecek şekilde anlatmak gerekiyor. Her zaman dinleyicinin gözleri olduğunuzu hatırlamanız, açıklayıcı ve bilgilendirici kalmanız gerekir. Yorumcular ve anlatma tarzları kişiye göre değişiklik gösterebilir ancak amaç her zaman açıktır. Net olup renkler ile bilgilendirmek gerekiyor.

Maç notların inanılmaz derecede dikkat çekici görünüyor. Bir sanat eseri gibi... Bunları nasıl hazırlıyorsun?

Maç notlarım yıllar geçtikçe artık renkli sayfalar haline geldi… Renkler iyi olduğundan ve kağıtta mürekkep gibi akmadığından keçeli kalemler kullanıyorum. Not yazdığım esnada ise pilot kalem kullanmayı tercih ediyorum. Renkler ve yazdığım maç notları maç yorumlarken okunması daha kolay oluyor. Böylelikle görsellerin çok faydası olduğunu da belirtmek istiyorum. Bradford'daki Ulusal Bilim ve Medya Müzesi'nde maç notlarımdan oluşan iki kitabım sergilendi. Şanslıydım. Yorumculuğun yıllar içinde nasıl değiştiği ve teknolojinin nasıl geliştiği hakkında bir sergi düzenlemişlerdi. Sergide kitaplarım modern dijital çağda hala kalem ve kağıt için yer olduğunu göstermek için kullanıldı. İleride bu kitaplarımı yayınlayacağım. Onlara çok ilgi duyuluyor.



Sunderland'i sorduğumda bu kulübü tek kelimeyle nasıl tanımlarsın?

Tutku.

Futbolun sanayileşmesi bazı küçük takımlar için olumsuzluk yaratabilir mi? Endüstriyel futbola karşı mısın?

Bu çok ilginç bir tartışma. Oyunun bütünlüğü üzerinde olumsuz bir etkisi olabileceğine inanıyorum. Şu anda tüm dünyada mevcut olan yapılar en küçük takımlara umut veriyor. Hayal eden takımlar piramide tırmanıyor. Oyunun geleceği için en üstteki takımlar kadar alttaki takımlar da oldukça önemlidir ve bu formatla uğraşmak veya temelde değiştirmek oyuna çok ciddi zarar verebilir.

Dünya şu anda çok zararlı bir virüsle savaşıyor. Spor da çok etkilendi. Birçok turnuva iptal edildi. İngiltere'de birçok insan bu virüsten öldü. Federasyonlar nasıl bir çözüme gidecek?

Bunun için henüz kimse bir çözüm bulamadı ama sezonu bitirmek için bir yol bulmaları gerekeceğine inanıyorum. Birçok kulüp için tehlikede olan çok şey var. Bence önemli maçlar kapalı kapılar ardında, seyircisiz oynanacak. Bu elbette ideal değil ama herkesin bir sonuca ulaşmasına izin verilecek.



Sunderland 'Til I Die belgesel dizisinin 2. sezonu yayında. Bu özel dizi için ne söylemek istersin?

2. sezon izleyicilerin Sunderland’in yeniden Championship’e ve tabii ki oradan da Premier Lig’e geri dönmesi umudu içersinde geçecek. İlk sezonda olduğu gibi taraftarların tutkusu tartışılmaz. Bu tutkuyu yeniden hissedeceksiniz. İzleyiciler futbolcuların ve kulüp personelinin Sunderland’e ne kadar önem verdiğini bir kez daha görecekler. Belgeseli izlemek Sunderland taraftarları için biraz acı verici olabilir ama futbolseverler için gerçekten harika bir belgesel dizisi.


0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör