“Okul Bahçesinden Avrupa Sahnesine: Aral Şimşir”
- FourFourTwo Türkiye

- 30 Ara 2025
- 3 dakikada okunur
Röportaj: Ferhat Demirkıyık
Henüz 23 yaşında ama hikâyesi çoktan Avrupa futbolunun disiplinli sayfalarına yazılmış bir
isim Aral Şimşir. Okul bahçesinde keşfedilen bir yetenekten, Danimarka futbolunun sistemli
dünyasında şekillenen modern bir hücum oyuncusuna uzanan bu yolculuk; cesaret,
fedakârlık ve istikrarlı bir gelişimin ürünü. Ailesinden erken yaşta ayrılıp FC Midtjylland
altyapısında olgunlaşan Şimşir, bugün hem kulüp seviyesinde rekabetin tam merkezinde
hem de ay-yıldızlı forma hayalini somut hedeflere dönüştürmüş durumda. Sahadaki çok
yönlülüğü, bire birlerdeki cesareti ve oyuna dokunuşuyla dikkat çeken genç oyuncu; yalnızca
bugünü değil, Avrupa futbolundaki yarını da anlatıyor. Bu röportajda Aral Şimşir’in kariyer
basamaklarını, oyun felsefesini, milli takım hedeflerini ve onu ayakta tutan mental gücü, tüm
samimiyetiyle bulacaksınız.
Aral Şimşir kimdir ve futbola nasıl başladı?
Ben Aral Şimşir, 23 yaşındayım. FC Midtjylland ve Türkiye Milli Takımı forması giyiyorum.
Futbola 9 yaşında, okulda keşfedilerek başladım. İlk kulübüm Rishøj oldu. Ardından Herfølge
ve HP Køge’de oynadım. 15 yaşımdayken FC Midtjylland scoutu Jan Bachmann tarafından
keşfedildim. 17 yaşında ilk profesyonel maçımı oynadım ve kısa süre sonra ilk profesyonel
sözleşmemi imzaladım. O günden beri hedefim hep daha ileri gitmek oldu.
Midtjylland altyapısı seni nasıl şekillendirdi?
15 yaşında ailemden ayrıldım. Bu kolay değildi ama beni çok hızlı olgunlaştırdı. FC
Midtjylland sadece bir kulüp değil, bir aile. Bu ortam bana hem futbolcu hem insan olarak
sorumluluk almayı öğretti.
Danimarka futbolu sana ne kattı?
Disiplin, taktik bilinç ve çok yönlülük. Danimarka futbolu beni modern, komple bir hücum
oyuncusuna dönüştürdü.

Rekabet ortamını nasıl tanımlarsın?
Rekabet yüksek ama sağlıklı. Herkes birbirini daha iyi yapmaya çalışıyor. Ben kendime
güveniyorum; çalıştıkça ve geliştikçe sahada olacağımı biliyorum.
Kulübün oyun kültürü nedir?
Disiplinli, net ve kolektif. Savunmada takım olarak hareket ederiz. Hücumda ise bana
yaratıcılık özgürlüğü veriliyor. Bu da beni en iyi şekilde sahaya yansıtıyor.
Sahadaki Rolün?
Sol kanat ve sahte forvet en rahat ettiğim pozisyonlar. Ama benim için pozisyondan çok etki
önemlidir. Takımın ihtiyacı neredeyse orada oynarım. Üst seviye futbolcu adaptasyon
gösterebilmelidir.
Nasıl Bir Hücum Oyuncususun?
Bire birlerde etkiliyim, oyunu açmayı severim. Aynı zamanda asist yapmayı, takım
arkadaşlarımı golle buluşturmayı öncelik görürüm. Duran toplarda da sorumluluk alırım.
Geliştirmek İstediğin Alanlar?
Topsuz oyun. Daha fazla alan yaratmak, doğru zamanda doğru koşuyu yapmak üzerine
sürekli çalışıyorum.
Örnek Aldığın Bir Futbolcu?
Eden Hazard. Özellikle bire birlerdeki etkinliği, vücut kullanımı ve sahadaki özgüveni bana
ilham veriyor.
Türkiye’den gelen ilgi sana ne hissettiriyor?
Beni çok motive ediyor. Bu ilgi, doğru yolda olduğumu hissettiriyor ve bana ekstra sorumluluk
yüklüyor.

Milli Takım Hedefin?
Milli takım forması giymek büyük bir onur. Son katıldığım kampta Montella hocamız, teknik
ekip ve takım arkadaşlarım beni çok sıcak karşıladı. O ortamı tattıktan sonra insan doğal
olarak orada sürekli bulunmak ve katkı sağlamak istiyor. Amacım ay-yıldızlı formayla büyük
turnuvalarda düzenli olarak sahada olmak. Bu benim için bir hayal değil, net bir hedef.
Türk Futbol Kültürü Hakkında Ne Düşünüyorsun?
Atmosferi dünyada eşsiz. Dolu statlar ve tutkulu taraftarlar futbolcuyu başka bir seviyeye
taşıyor.
Avrupa’daki rekabet hakkında ne düşünüyorsun?
Avrupa’da çok fazla yetenek var ama ben kıyas yapmayı sevmem. Odak noktam her gün
kendimden daha iyi olmak.
Kendini Nerede Görmek İstiyorsun?
Hedefim Avrupa’nın beş büyük liginde kalıcı olmak ve orada fark yaratmak.
Kariyer Önceliğin?
Gelişim ve en üst seviyede kendimi kanıtlamak. Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi deneyimim
var. Bir sonraki adım doğal olarak en üst ligler.
Saha Dışında Nasıl Birisin?
Sakinim. Ailemle vakit geçirmek, film izlemek ve oyun oynamak bana iyi geliyor.
Mental Dayanıklılığını Nasıl Koruyorsun?
Küçük yaşta bu hayata alıştım. İnancım benim için önemli; dua etmek ve namaz kılmak bana
güç veriyor.
Bu Sezon Hedefin?
Şu ana kadar 22 gole direkt katkı sağladım. Hedefim bunu artırmak ve kupalar kazanmak.
Takım Hedefleri?
Lig ve kupayı kazanmak. Avrupa’da ise gidebildiğimiz yere kadar gitmek.
Genç Futbolculara Tavsiye
Neden bu oyunu sevdiklerini asla unutmasınlar. Yolculuğun tadını çıkarsınlar, zor anlarda bile
pozitif kalsınlar. Futbol keyif için oynanır ve o keyfi kaybederseniz her şeyi kaybedersiniz.







Son zamanlarda, farklı dijital ortamların dikkat ve algıyı nasıl etkilediğini gözlemlemeye başladım. Farklı oyun deneyimlerini incelerken https://pin-up-turkiye.casino/ ile karşılaştım; bu, dikkatimi çeken küçük bir örnek oldu. Önemli olan platformun kendisi değildi, daha çok zihnimin görsel ipuçları ve ritim değişimlerine nasıl tepki verdiğini fark etmekti: bazı anlarda odaklanmam güçlüydü, bazı anlarda dikkatim dağıldı ve ne zaman mola vermem gerektiğini hissettim. Bu gözlemler, dikkat dağılımının ve algının küçük unsurlardan nasıl etkilendiğini anlamama yardımcı oldu. Sonuçta, deneyim platformla ilgili olmaktan ziyade, kendi dikkat ve tepki kalıplarımı gözlemlemek, zihinsel odaklanmayı nasıl yönettiğimi anlamak ve günlük yaşamın hızlı temposunda farkındalığı korumak üzerine bir egzersiz haline geldi.
Çok önemli prensipleri özetlemişsiniz. Özellikle "geçmiş hataları telafi etmeye çalışma" kısmı hayatın her alanında geçerli bir kural. İnsanlar genellikle bir yanlış kararın ardından hemen telafi etme güdüsüyle daha büyük hatalar yapıyor. Duygusal kararlar yerine disiplinli yaklaşım gerçekten her zaman daha iyi sonuç veriyor. Risk-getiri dengesini anlamak ve kendi limitlerini bilmek başarının anahtarı. Özellikle iş hayatında ve yatırım kararlarında bu yaklaşım hayati önem taşıyor. https://www.sonybmg.com.tr/
23 yaşında bu kadar olgun bir futbol felsefesi geliştirmiş olması çok etkileyici. "Pozisyondan çok etki önemli" sözü modern futbolun özeti aslında. Midtjylland'ın sistemi onu gerçekten iyi yetiştirmiş. Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi tecrübesiyle zaten büyük liglere hazır. Montella hoca da takip ediyordur mutlaka. Bu sezon 22 gole direkt katkı yapması çok iyi bir performans. Kariyerini yakından takip edeceğiz, başarılar Aral!
Harika bir röportaj! Aral'ın hikayesi genç futbolcular için gerçek bir ilham kaynağı. 15 yaşında ailesinden ayrılıp yurt dışında büyümek kolay değil ama disiplin ve kararlılıkla neler başarılabileceğini gösteriyor. Eden Hazard'ı örnek alması da çok anlamlı - birebir oyundaki etkisi ve özgüveni gerçekten benziyor. Milli takımda kendini kanıtlayıp büyük turnuvalarda ay-yıldızlı formayı giyerken görmek dileğiyle!
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte spor ve oyun deneyimleri artık çok daha erişilebilir, etkileşimli ve heyecan verici hale gelmiştir. İnsanların spor ve oyun heyecanına olan düşkünlüğü tesadüf https://asbgroup.com.tr/ değildir. Bu alanlar; eğlence, rekabet, sosyalleşme ve teknolojiyle birleşerek güçlü bir çekim merkezi oluşturur. Önümüzdeki yıllarda spor ve oyun dünyasının daha da büyümesi ve hayatımızın merkezinde yer almaya devam etmesi kaçınılmaz görünüyor.