top of page

Premier League Tarihinin En İyi 100 Oyuncusu

Güncelleme tarihi: 15 Kas 2023


Premier League tarihinin en iyi oyuncuları listenizde kimler var? Hepimiz bu konuda dolgun bir liste çıkarabiliriz.


Bu lig bize Sir Alex Ferguson’ı, Kevin Keegan’ı ve Arsene Wenger'ı verdi. Kaosu, sihri ve Mike Dean'i verdi. Bize Yüzyılın Takımı’nı (2017-18 sezonunda 100 puan barajını aşan Manchester City), Yenilmezler’i (2003-04 sezonunda Premier League’i namağlup kazanan Arsenal) ve üç kupalı şampiyonları (1998-99 sezonu Manchester United, 2022-23 sezonu Manchester City) izletti. Futbolda, oyunun “dâhilerinin ve delilerinin” adlarını tarihe kazımak için bu denli akın akın geldikleri başka hiçbir lig yok.


28 yıldır, inanılmaz anlara şahit olduk ve gelmiş geçmiş olan en büyük oyuncuların büyük kısmını bu ligde izledik.


Burada FourFourTwo olarak, Premier Leauge'de - yani 1992'den bu yana İngiltere'nin en üst liginde – boy gösteren en iyi 100 futbolcuyu, bıraktıkları etkiye göre sıralamaya karar verdik. Bu liste, oyuncuların yeteneklerinin, statülerinin ve yıllar içinde bize yaşattıkları anların harmanlanmış bir hali…



100. Peter Crouch


Aston Villa, Southampton, Liverpool, Portsmouth, Tottenham Hotspur, Stoke City, Burnley


Crouch, her zaman Premier League'in en olağandışı oyuncularından biri olarak kalacak. 2.01 metre boyunda olan ve etkileyici gol rakamlarına sahip olan Crouch, kariyerinin başlarında Aston Villa ve Southampton gibi takımlarda forma giydi ve ilerleyen dönemde de Liverpool ve Tottenham, bu sıradışı ismin yeteneklerine ve cazibesine karşı koyamadı. İngiltere milli takımında da boy gösteren Crouch'un bu denli uzun boyuyla bu kadar çok sayıda röveşata golü atabilmesi hâlâ akıl alır gibi değil.


EN ÖNEMLİ AN: Sağ ayak, sol ayak, kafa: Crouch'un Anfield'daki mükemmel hat-trick'i (aynı zamanda oyuncunun kariyerindeki tek hat-trick). İngiliz santrforun bu performansı, Mart 2007'de Liverpool'u Arsenal'e karşı 4-1'lik galibiyete taşımıştı.


99. Andrei Kanchelskis


Manchester United, Everton, Manchester City, Southampton


Alex Ferguson'ın hızlı ve yetenekli kanat oyuncularına olan ilgisinin, Kanchelskis'in Shakhtar Donetsk'ten 650.000 sterlinlik transferiyle başladığını söylemek mümkün. Süratli Rus oyuncu, 1993 yılından sonra United’ın ardı ardına Premier League şampiyonlukları kazanmasına katkıda bulundu, ancak hocasıyla yaşadığı büyük anlaşmazlığın önüne geçemedi. Sonrasında Everton'da bir kült kahraman haline geldi ve ilerleyen süreçte de Manchester City ile Southampton'da kısa süreliğine forma giydi.


EN ÖNEMLİ AN: Kasım 1994'te Manchester City'ye karşı kaydettiği hat-trick ve bir yıl sonra Anfield'da Everton formasıyla attığı iki gol. Andrei, derbilere bayılırdı.


98. Brad Friedel


Liverpool, Blackburn Rovers, Aston Villa, Tottenham Hotspur


Amerikan file bekçisi, en fazla art arda Premier League maçına çıkma rekorunu elinde tutuyor. Ağustos 2004 ile Ekim 2012 arasında Friedel, art arda 310 maç oynadı - bu süreçte sekiz yıl, altı teknik direktör ve üç kulüp geride kaldı. Friedel yalnızca iyi bir kaleci değil, aynı zamanda iyi bir iletişimci ve lider.


EN ÖNEMLİ AN: Friedel, Şubat 2004'te Charlton Athletic'e karşı Blackburn lehine 90. dakikada eşitliği getiren golü attı... ancak Charlton daha sonra bir gol atarak Friedel’in mucizevi golünün önüne geçmişti.


97. Pepe Reina


Liverpool, Aston Villa


2005'te Villarreal'den transferi sonrasında Liverpool menajeri Rafael Benitez tarafından 'İspanya'nın en iyi kalecisi' olarak karşılanan Reina'nın ilk görevi, Şampiyonlar Ligi finali efsanesi Jerzy Dudek'i devirmekti. Ama bu pek adil bir yarışma değildi: Reina hemen 1 numaralı formayı kaparak, Liverpool için 285 Premier League maçında 134 kez kalesini gole kapatmayı başarmıştı, bu performans Reina’ya üst üste üç sezon boyunca Altın Eldiven ödülünü kazandırmıştı.


EN ÖNEMLİ AN: Premier League’deki ilk ama çok başarılı sezonunda Liverpool'un birbirini takip eden maçlardaki gol yememe rekorunu (sekiz maç) kırması.


96. Steve Bruce


Manchester United


Bruce'un 90'ların başındaki Manchester United'a katkıları çok daha büyük bir övgüyü hak ediyor. Gary Pallister ile sağlam bir savunma ortaklığı kuran İngiliz savunmacı, Premier League’in kurulduğu ilk dört yılda üç şampiyonluk kazanan United’ın önemli oyuncularından biriydi.


EN ÖNEMLİ AN: Bruce'un iki golüyle gelen galibiyet - 86. ve 96. dakikalarda muhteşem kafa golleri kaydeden Bruce, Nisan 1993'te Sheffield Wednesday karşısında United'a efsanevi bir 2-1’lik galibiyet kazandırmıştı. Bunula birlikte Ferguson’ın öğrencileri, o sezon şampiyonluğu iki maç öncesinden garantilemeyi başarmıştı.


95. Emile Heskey


Leicester City, Liverpool, Birmingham City, Wigan Athletic, Aston Villa


Heskey'nin 110 Premier League golü, onu tüm zamanların en çok gol atanları listesinde 23. sıraya yerleştiriyor, ancak Leicesterlı golcü her zaman bu istatistiklerden çok daha fazlasına sahipti.


Heskey’nin özel bir oyuncu olması, doğuştan gelen gol atma yeteneğinden ziyade oyuncunun uzun süreli ve çok istikrarlı bir kariyere sahip olmasıyla alakalıydı (Sadece altı oyuncu Heskey'nin 516 Premier League maçına çıkma istatistiğini geçebildi.). Ancak Heskey, tabii ki her bir golünü durmaksızın çalışmaya dayanan karakteri ve fedakar tarzı sayesinde atmayı başarmıştı.

2002'de eski FIFA Dünya Oyuncusu Rivaldo şunları söylemişti: ''Heskey, bazı İngiliz taraftarlar tarafından ağır eleştirilmiş olabilir, ama ben öyle görmüyorum. Barcelona’da birkaç kez onunla rakip olarak oynadım ve ne kadar kaliteli bir oyuncu olduğunu fark ettim. Bana hangi İngiliz'in benim takımımda, yani Brezilya'da oynamayı başarabileceğini sorsanız, Heskey derim.''


EN ÖNEMLİ AN: Heskey'in Leicester için Kasım 1999'da Coventry'ye attığı harika gol, Heskey'in repertuarındaki en iyi goldü: muazzam göğüs kontrolü, ardından harika bir bitiriş.


94. Jamie Carragher


Liverpool


“Bayrak adam” Carragher, kariyerinin başlarında ihtiyaç duyulan her bir pozisyonda oynamış ancak Rafael Benitez'in yönetimi altındaysa kalıcı bir şekilde stoper olarak takımda kendisine yer bulmuştu. Güçlü liderliği, Carragher’ı 17 yıl boyunca Anfield'ın değişmez isimlerinden biri haline getirdi. Didier Drogba: “Carra, agresiflik açısından karşılaştığım en zorlu rakipti.” demişti.


EN ÖNEMLİ AN: 18 yaşındaki Carra, Ocak 1997'de Aston Villa'ya karşı Liverpool’daki ilk maçına çıkmış ve orta saha olarak oynadığı bu maçta 3-0'lık galibiyetin açılış golünü atmıştı.


93. James Milner


Leeds United, Newcastle United, Aston Villa, Manchester City, Liverpool, Brighton


Milner, bir düzine oyuncunun kariyeri boyunca yaşayabileceği başarıyı ve farklı durumu tek başına yaşamayı başardı. Premier League tarihinin en genç gol atan oyuncusu oldu, Newcastle'da Sir Bobby Robson yönetiminde kanatta oynayan bir futbolcu oldu, Aston Villa'da da skorer bir oyuncu oldu. Şimdi 30'larının sonlarına yaklaşan Milner, Brighton'ın çok yönlü jokerliğini ve liderliğini üstleniyor. Ayrıca İngiliz oyuncu Premier Leauge’de en çok maça çıkan oyuncu ünvanını da gözüne kestirmiş gibi görünüyor.


EN ÖNEMLİ AN: Evet, Milner Premier League’de üç kez şampiyon oldu, ama 2002'deki o golü (16 yaşında, 356 günlükken) bu başarılarla dolu kariyerde gerçekten ayrı bir yere sahip.


92. Kasper Schmeichel


Manchester City, Leicester City


Bir efsanenin oğlu olmak, Schmeichel'a çok fazla avantaj sağlamadı. Manchester City yedek kulübesinden çıkarak kariyer basamaklarında kendi çabasıyla yükselmek zorunda kaldı ve nihayet 2014'te Leicester ile Premier League’e ulaştı. Sonra takımının bu seviyede kalıcı olmasına yardımcı oldu ve ilerleyen süreçte hepimizin malumu olan o sezonda, efsanevi bir şekilde şampiyon oldular. 34 yaşındaki oyuncu, Leicester'ın sembol isimlerinden biri haline geldi.


EN ÖNEMLİ AN: 2015/16 sezonunun sonlarına doğru, herkesin mucizenin gerçekleşeceğine inanmaya başladığı anda gelen beş maç üst üste gol yememe serisi.


91. Dion Dublin


Manchester United, Coventry City, Aston Villa


Dublin, Premier League’de geçirdiği her sezonunda derin bir etki yarattı. 90'ların Premier League’inde uzun bacakları, roket gibi şutları ve bitmek bilmeyen enerjisiyle izleyenlerin gönlünde taht kurdu. Eğer bu yeterli değilse, Dublin bir zamanlar aktör Jason Statham'la birlikte yaşadı, kendi perküsyon enstrümanını (The Dube) icat etti ve şimdi başarılı bir şekilde Homes Under the Hammer programını sunuyor. Dion, sana selam duruyoruz.


EN ÖNEMLİ AN: Aralık 1995'te Sheffield Wednesday karşısında Coventry formasıyla kaydettiği hat-trick, Dublin'in kendini İngiliz futbolunun önde gelen golcülerinden biri olarak göstermeye başladığı döneme tekabül ediyor."


90. Gilberto Silva


Arsenal


Arsene Wenger, Arsenal'de güzel futbolun katedralini inşa etti ve bu katedralde onun mimarları, kadife bilekli hücum oyuncularıydı. Ama onların arkasında Gilberto oturuyordu: süpürge gibi onların arkasını temizleyen, savaşan ve zarif Arsenal takımında güçlü bir kalkan görevi gören “görünmez duvar”. Gilberto Silva’nın bu gösterişsiz katkısı, Arsenal'in temelini oluşturuyordu: Yenilmezler’in kadife bilekli forvetleri, hücumdaki rahatlıklarını bu top kapma ustasına borçluydu.


EN ÖNEMLİ AN: 2003/04 sezonunda yenilgisiz kalmak takımın bir başarısıydı, ama Aralık 2006'da Emirates Stadyumu'nda oynanan ilk Kuzey Londra derbisinde galibiyeti getiren gollerden ikisi Gilberto'ya aitti.


89. Steve McManaman


Liverpool, Manchester City


Nadir olarak, bir takımın en yetenekli oyuncusu aynı zamanda en çalışkanı da olur, ancak McManaman bu konuda bir istisnaydı. Güçlü koşularıyla neredeyse Anfield çimlerini yakacak gibiydi ve Liverpool oyununun büyük bir kısmı ona bağlıydı 1999'da Real Madrid'e gitmek üzere ayrıldığında El Macca olarak anılmaya başlandı, istikrarı, yeteneği ve kararlılığıyla '90'ların Liverpool'uyla ilgili pozitif her şeyi temsil etti.


EN ÖNEMLİ AN: Kasım 1997'de Arsenal'e karşı attığı kavisli gol (o sezon attığı 11 golün biri), McManaman’ın özgüveninin de bir göstergesi gibiydi.


88. Fernandinho


Manchester City


Brezilyalı orta saha oyuncusu; pozisyon bilgisini, paslarını ve taktiksel farkındalığını geliştirerek Manchester City için vazgeçilmez hale geldi. 2017/18 zaferine doğru giderken Pep Guardiola, Fernandinho için "Başardığımız hiçbir şey, o olmadan mümkün olmazdı," demişti.


EN ÖNEMLİ AN: City, Ocak ayındaki Liverpool galibiyetiyle 2018/19 şampiyonluğunu bir puan farkla Kırmızılar’dan kaptı. Fernandinho, bu maçta sakatlıktan yeni dönmüştü ve 2-1'lik bu unutulmaz maçta olağanüstü bir performans göstermişti, bu zafer en ince detaylarla kazanılmıştı."


87. Kevin Phillips


Sunderland, Southampton, Aston Villa, Birmingham City, Crystal Palace


Southampton’da genç bir oyuncu olan Phillips, Alan Shearer'ın kramponlarını temizlerdi. 2000 yılına gelindiğinde, bu ikili Sunderland ve Newcastle formalarıyla karşı karşıya geldi ve Phillips, Premier League Altın Ayakkabı ödülünü kazandı. Aslında, Phillips ilk Premier League sezonunda takımı ligi yedinci sırada tamamlarken Avrupa'daki herkesi geride bırakmış ve Avrupa Altın Ayakkabı ödülünü kazanan tek İngiliz olmayı başarmıştı.


Southampton, onu £3.25m karşılığında güney sahilinde geri getirmek için hamle yaptı ve Phillips burada James Beattie ile güçlü bir ikili oldu. Beattie Everton'a transfer olduğunda, Phillips yanında hızlı bir hücum oyuncusuna sahip değildi 2004-05'te yeniden küme düştü. Sekiz kez İngiltere Milli Takımı'nda yer alan oyuncu, Aston Villa ve Birmingham'da kısa dönemler geçirdi ve 2013 yılının sonlarına gelindiğinde 40 yaşında olmasına rağmen hâlâ Crystal Palace için yedek kulübesinden gelerek süre alıyordu, sonunda yine Championship'e geri dönmek zorunda kalmıştı.


EN ÖNEMLİ AN: Chelsea'ye karşı 4-1'lik galibiyette attığı nefis şut.


86. Stan Claymore


Crystal Palace, Nottingham Forest, Liverpool, Aston Villa, Leicester City, Bradford City


1994/95 sezonundaki Stan, atletizm ve ölümcül yetenek kombinasyonuyla Premier League’de kasırga gibi esiyordu. Nottingham Forest, Premier League’e döndüğü sezon üçüncü sırada yer alarak, haksız rekabet haline gelen santrforları sayesinde UEFA Kupası'na katılma hakkı kazanmıştı. Taraftarlar daha önce Teddy Sheringham ve Nigel Clough gibi oyuncuları izlemişti, ama hiçbiri zirve dönemdeki Collymore gibi heyecan vermemişti. Sahada yapamayacağı pek bir şey yoktu.


EN ÖNEMLİ AN: Newcastle maçından başkasına bakmanıza gerek yok. İlk gol için Fowler'a asist yaptıktan sonra Collymore iki gol birden attı.


85. Romelu Lukaku


Chelsea, West Bromwich Albion, Everton, Manchester United


Gelecekteki tarihçiler, Lukaku'nun kariyerini özetlemekte zorlanabilirler. Belçikalı, Old Trafford'daki döneminde genellikle mutsuzdu, hem Everton'da hem de West Brom'da geçirdiği dönemler ise etkileyiciydi. Sonuç olarak, Lukaku’nun istatistikleri (252 maçta 113 gol) kendi adına konuşuyor. Sadece 24 yaşındayken Premier League'de yüz gol barajını aşan en genç yabancı oyuncu olan Lukaku, bu ünvanını korumaya devam ediyor.


EN ÖNEMLİ AN: Alex Ferguson'ın United teknik direktörü olarak görev yaptığı son maçında oyuna sonradan giren Lukaku, West Brom'u 5-5 berabere biten bir maçta mükemmel bir hat-trick yapmıştı."


84. Marc Overmars


Arsenal


1997 yazında Ajax'tan transfer olan süratli Hollandalı oyuncunun Arsenal formasıyla patlama yapması biraz zaman aldı, ama Overmars bundan sonra gelen çifte kupalı sezonunda hayati rol oynamıştı. Yetenekli kanat oyuncusu, en büyük anlarda kritik goller atmayı başarıyordu. Bunlardan biri, Arsene Wenger'ın ekibinin Everton'a karşı oynadığı ve şampiyonluğu garantilediği maçta iki gol atmaktı.


EN ÖNEMLİ AN: Mart 1998'de Old Trafford'da düzgün bir vuruşla attığı gol, Arsenal'in Manchester United'a karşı dokuz puanlık (ve üç maçlık) bir farkı kapatması için fitili ateşlemişti.


83. Juninho


Middlesbrough


Juninho, Boro’yu o kadar seviyordu ki üç kez takımına imza atmıştı: İlki Ekim 1995’te Brezilya’dan gerçekleşmiş ve bunu 1999 ve 2002’deki imzalar takip etmişti. Her dönüşünde yıldızı biraz solmuş olabilir, ama ilk döneminde Bryan Robson'ın orta sahasında yaptığı ince işler, onu Britanya futbolunun en sevilen ithalatlarından biri kılıyor.


EN ÖNEMLİ AN: 1996-97 sezonunda FWA (İngiliz Futbol Yazarları Derneği) Yılın Oyuncusu ödülünde Gianfranco Zola'nın ardından ikinci olması, Juninho'nun kalitesinin bir göstergesiydi.


82. Tim Cahill


Everton


Cahill, Premier League’de tüm zamanların en büyük fırsat transferlerinden biridir. 2004 yılında sadece £1.5m karşılığında Everton, golcülüğüyle ve hava toplarındaki etkinliğiyle fark yaratan bir oyuncuyu sekiz sezonluğuna bünyesine katmıştı. Avustralyalı oyuncu, 226 lig maçında oynamış, bu süreçte dört maçta bir gol atma oranını yakalamış ve Goodison Park'ta en çok sevilen figürlerden biri haline gelmeyi başarmıştı.


EN ÖNEMLİ AN: II. Dünya Savaşı sonrasında Everton formasıyla Merseyside derbilerinde daha fazla lig golü atan başka bir oyuncu bulunmuyor(beş gol). Ocak 2009'da Anfield'da attığı son dakika golü, Everton'ın ligi beşinci sırada tamamlanmasına giden yolda önemli bir beraberliği getirmişti.


81. David Batty


Leeds United, Blackburn Rovers, Newcastle United


Elland Road’a bir genç olarak geldiğinde Batty’den, efsanevi orta saha oyuncusu Billy Bremner’ın yerini alması bekleniyordu. Betty, tıpkı onun gibi mücadeleci bir oyuncuydu. 1992 yılında sezon öncesi oynanan Makita Turnuvası maçında, Roberto Mancini’nin de oynadığı Sampdoria takımına adeta dayak atmış ve bunu suratındaki sinsi gülümsemeyle yapmıştı.


Batty, Blackburn'de Tim Sherwood ile sağlam bir orta saha ortaklığı kurarak 1993/94 sezonunda gelen ikincilikte pay sahibi oldu, ancak ardından kırılan ayağı yüzünden mucizevi geçen sonraki sezon sahalardan uzak kaldı. Orta saha oyuncusu, sadece beş kez sahaya çıktığı için şampiyonluk madalyasını reddetti. Newcastle'a transfer oldu ve ardından Leeds'e zafer dolu bir dönüş yaptı.


80. Robbie Keane


Coventry City, Leeds United, Tottenham Hotspur, Liverpool, West Ham United, Aston Villa


126 Premier League golü atan Keane, gollerinden sonra yaptığı ünlü takla hareketiyle tanınır. Ayrıca İrlandalı golcü, ilk Tottenham döneminde üst üste altı sezon çift haneli gol sayısına ulaşmıştır. Edgar Davids’in de deneyimlediği gibi Keane, aynı zamanda sert bir oyuncuydu. Antrenmanda yaşanan bir olayı anlatan Jamie O’Hara: “Bum, bir hamleyle yere yığılmıştı. Sonra Davids kendine geldi ve yürüyerek çıktı.”


EN ÖNEMLİ AN: 1999'da Britanya'nın en pahalı genç oyuncusu olan Keane, Coventry için ilk maçında iki gol atmış ve Derby'nin savunmacısı Jacob Laursen'ini adeta ipe dizmişti.


79. Freddie Ljunberg


Arsenal, West Ham United


Robert Pires sol kanatta Arsenal için zarif ve narin bir oyuncu olarak öne çıkarken, Ljungberg için böyle konuşmak pek mümkün değildi. İsveçli oyuncu cesurdu, kavgacıydı ve sıkça stoperlerin dikkatinden kaçarak önemli goller atmayı başarırdı. Arsenal’ın hırçın hücumcusu Freddie sayesinde bir neslin çocukları saçını pembeye boyatmıştı.


EN ÖNEMLİ AN: Pires'ın sakatlığı, Ljungberg'i 2001/02 sezonunun son dönemlerinde sol kanada çekmek zorunda bıraktı, ancak o altı gol atmayı başardı ve Sylvain Wiltord'un şampiyonluğu getiren golünü atmasına ve Old Trafford'da şampiyonluğun kazanılmasına katkıda bulundu.”


78. Roberto Firmino


Liverpool


Firmino, bir dönem umut vaat eden ancak bir türlü istikrar yakalayamayan bir ofansif orta saha oyuncusuydu. Daha sonra Jurgen Klopp ile yolları kesişti ve Brezilyalı yıldız sahte doksan numara rolünü mükemmel bir şekilde oynamayı başardı. Şimdilerde Firmino, pozisyon bilgisi ve oyun görüşüyle geleneksel hücum oyuncuları için (hatta Harry Kane’i de buraya dahil etmek mümkün) yetenek setlerini nasıl geliştirebilecekleri konusunda bir örnek haline geldi.


Klopp, Brezilyalı için: "Firmino’nun tüm yeteneklerini saymam gerekirse gerçekten çok mahcup olurum" demişti.


EN ÖNEMLİ AN: Liverpool'un Şubat 2020'de Southampton'ı 4-0 yendiği maçta, Firmino üç farklı oyuncuya üç asist yaparak kendi oyununu belki de en iyi şekilde sahnelemeyi başarmıştı.


77. Michael Essien


Chelsea


Essien, 25-30 metre mesafelerden durdurulması güç şutlar çeker, orta sahada dur durak bilmeden koşar veya sert ikili mücadelelere girer ve tüm bunları en üst düzeyde bir özveriyle yaptı. Ganalı oyuncu, oyunu az sayıdaki oyuncunun yapabildiği seviyede okuyabiliyordu ve Stamford Bridge'deki sekiz sezonunda Jose Mourinho ve Carlo Ancelotti için önemli bir oyuncu olmayı başarmıştı.


EN ÖNEMLİN AN: Essien'ın Aralık 2006'da Arsenal'a karşı attığı muazzam gol, gücü güzellikle birleştirmişti.


76. Gary Speed


Leeds United, Everton, Newcastle United, Bolton Wanderers


Gary Speed, uzun ve sağlam kariyeri boyunca Premier League’in istikrarlı ve güvenilir orta saha oyuncularından biriydi. İngiltere'nin en üst ligi olan Premier League'deki döneminde Leeds, Everton, Newcastle ve Bolton takımlarında kritik bir parçaydı. Ayrıca doğuştan lider ve futbol dünyasında ilham verici bir figürdü. Otuzlarının sonlarına kadar hızlı tempolu bir ligde üst düzey futbol oynaması, güçlü fiziksel kondisyon ve profesyonellik seviyelerini gösteriyordu.


EN ÖNEMLİ AN: Kasım 1996'da Everton, Goodison Park'ta Southampton'ı 7-1 mağlup etti ve Speed kariyerindeki tek hat-trick'i yaptı. O gün, durdurulamazdı ve o sezon Everton'da sezonun oyuncusu seçildi.


75. Jurgen Klinsmann


Tottenham Hotspur


Gol atmak için kurulan bir Ossie Ardiles takımında, Klinsmann başarılı oldu. FourFourTwo’ya açıklamalarda bulunduğunda: “Beş hücum oyuncusuyla oynamak hiç de saçma değildi. Çok eğlendim ve hala düşünüyorum ki eğer defansif olarak daha istikrarlı olsaydık ve arkada bu kadar çok bireysel hata yapmasaydık, bu sistemi oynayabilirdik.” demişti.


EN ÖNEMLİ AN: Doğal olarak Premier League’deki ilk maçında golle tanıştı: Hillsborough'da imza gollerinden bir kafa golü attı, ardından şimdi efsane olarak anılan dalış kutlamasıyla sevincini yaşadı.


74. Patrice Evra


Manchester United, West Ham United


Alex Ferguson, 2013 otobiyografisinde: “Uygun bir bek oyuncusu bulmak, nadir bulunan bir kuşu aramak gibidir.” demişti. Sir, Evra'da aradığını buldu. “Hızlıydı, mükemmel teknik yeteneklere sahipti ve güçlü bir kişiliği vardı,” diye özetlemişti Fergie. Manchester United, 2006'da Fransız oyuncu için Monaco'ya sadece £5.5m ödedi ve karşılığında sekiz yıldan fazla süreyle harika bir futbolcuya sahip oldu.


EN ÖNEMLİ AN: İlk maçında devre arasında oyundan alındıktan sonra toparlanmak güçtür. Ama o direndi ve o yılın ilerleyen dönemlerinde Everton'a karşı harika bir gol ve bir asistlik bir performans gösterdi.


73. Sami Hyypia


Liverpool


1999'da Hollanda ekibi Willem II'den £2.6m karşılığında Liverpool'a transfer edilen Hyppia, o dönem manşetleri süslememişti. Ancak bu stoper, hızla Gerard Houllier'nin ekibini farklı bir takıma dönüştürmüştü: 1998/99 sezonunda 49 gol yiyen takım, sonraki üç lig sezonunun ikisinde sadece 30 gol yedi. Jamie Carragher, FourFourTwo’ya “O kadar istikrarlıydı ki, kötü bir maç çıkardığında şok olurduk.” demişti.


EN ÖNEMLİ AN: Kop Tribünü’nün, Mayıs 2009'da Fin oyuncunun son Liverpool maçı için yaptığı veda, Hyppia’nın hizmetlerini onurlandırmak için az bile kalıyordu.


72. David de Gea


Manchester United


2011'de Alex Ferguson, Schalke'nin dev kalecisi Manuel Neuer'in peşindeydi, ancak United'ın kaleci antrenörü Eric Steele, genç De Gea'nın daha sağlam bir seçenek olduğuna inanıyordu.

“Üç yıl içinde daha iyi olacak” demişti. Sallantılı bir başlangıcın ardından, De Gea dünya çapında bir kaleci haline geldi ve yıllarca zor durumda olan Kırmızı Şeytanlar'ın ayağa kalkmasında pay sahibi oldu. 2013/14 sezonundan itibaren beş sezonun dördünde sezonun oyuncusu seçildi.


EN ÖNEMLİ AN: 2017'de Arsenal'e karşı yapılan maçta gösterdiği karşı konulmaz, 14 kurtarış yaptığı performans, United'a Emirates Stadyumu'nda 3-1'lik bir galibiyet kazandırdı.


71. Jimmy Floyd Hasselbaink


Leeds United, Chelsea, Middlesborugh, Charlton Athletic


1996-97 sezonunda Boavista için 24 gol atan Hollandalı forvet Hasselbaink, Werder Bremen'i geri çevirerek Leeds'i tercih etti ve ardından iki Premier League sezonunda toplam 34 gol attı. Atletico Madrid'de verimli bir sezonun ardından, Chelsea 2000 yılında onun için £15m ödedi ve bunun karşılığını birbirini takip eden iki sezon boyunca 23 golle aldı.


EN ÖNEMLİ AN: 2000 yılında Old Trafford'da attığı bir müthiş gol, Jimmy'nin özel anlarından biriydi ve 3-3’lük unutulmaz maçta skor tahtasını açmıştı.


70. Emmanuel Petit


Arsenal, Chelsea


Patrick Vieira ateşi ve gücü temsil ederken, Petit daha soğukkanlı bir antitez olarak düşünülebilir. Fransız oyuncu, Arsenal'ın 1990'ların sonlarındaki tutkusunu sahaya yansıttı ve orta saha partneri Vieira’ya benzer bir çabayla oynadı. Petit, Wenger'ın ilk çifte kupasını kazanmasına yardım etti ve daha sonra Barcelona’da mutsuz bir sezonun ardından Stamford Bridge'e geçti.


EN ÖNEMLİ AN: Arsenal 1998'de şampiyonluğa doğru ilerlerken, Petit'nin harika golü Nisan ayındaki çekişmeli bir maçta Derby karşısında galibiyeti getirdi ve kupayı Highbury'de kaldırmalarını sağladı.


69. Luka Modric


Tottenham Hotspur


Harry Redknapp'ın oyuncularına 'sadece topu Luka'ya verin' demesi, basit bir yaklaşım gibi görünebilirdi. Ama Hırvat oyuncuyu izlediğinizde, bu söylemin nedenini hemen anlayabiliyordunuz. Premier League kariyerinde başlangıçta zorlanmasına rağmen, Modric'in top hakimiyeti ve potansiyeli White Hart Lane'deki dört parlak sezonunda fazlasıyla fark yarattı.


EN ÖNEMLİ AN: 2010/11 sezonunda olağanüstü bir performans sergileyen Modric, Manchester United ile golsüz berabere kaldıkları maçta olağanüstüydü; daha sonra Fergie, onu sezonunun oyuncusu olarak adlandırmıştı.


68. Jermain Defoe


West Ham United, Tottenham Hotspur, Portsmouth, Sunderland, Bournemouth


Premier League’de beş farklı takımla 162 gol kaydeden Jermain Defoe'dan daha fazla gol atan yalnızca yedi oyuncu var. Çift haneli sayıda gol attığı on sezon geçiren İngiliz golcü, özellikle Sunderland ile üst üste iki sezon 15 gol atmayı başardığı için ayrı bir tebriği hak ediyor.


EN ÖNEMLİ AN: Wigan'a karşı 9-1'lik Tottenham galibiyetinde ikinci yarıda attığı beş gol, Redknapp'ın Defoe'yu İngiltere'nin en iyi bitirici oyuncusu olarak övmesine yol açmıştı.


67. Carlos Tevez


West Ham, Manchester United, Manchester City


Başlangıçta, Tevez'in West Ham'a tartışmalı transferi bir çılgınlık gibi görünüyordu ve Tevez ilk 16 lig maçında gol atamamıştı. Sonrasında her şey değişti, Tevez’in sezon sonunda attığı yedi gol, West Ham’ı kurtarmaya yetti. Arjantinli oyuncu ilerleyen sezonlarda her iki Manchester kulübünde şampiyonluk yaşayarak rüştünü ispatladı.


EN ÖNEMLİ AN: West Ham'in 2006/07 sezonunun sonunda Old Trafford'da galibiyete ihtiyacı olduğu final gününde, Süper Tevez sahneye çıktı ve tek golü attı.


66. Fernando Torres


Liverpool, Chelsea


Rafael Benitez, La Liga'nın en parlak oyuncularından birini İspanya’nın güneşli havasını bırakıp İngiltere’nin kapalı havasına gelmeye ikna ettiğinde, Torres’in hızlı bir başlangıç yapması yönünde beklenti vardı ve İspanyol golcü buna hemen karşılık vermişti. Ruud van Nistelrooy'un altı sezon önceki 23 gollü rekorunu 2007/08 sezonunun son gününde kaydettiği 24. golüyle geçerek ilk sezonunda en skorer yabancı oyuncu oldu ve yeni bir rekor kırdı.


Kendisini bir Kop kahramanı olarak sağlamlaştırdıktan sonra, Stamford Bridge'de aynı seviyeye çıkamadı: Torres'in Premier League hikayesi uzun süreli ve istikrarlı bir hikaye olmadı, ancak daha çok kısa süre yanıp sönen bir ateş gibiydi. Ama bu ateş, kısa süreli olmasına rağmen oldukça parlaktı.


EN ÖNEMLİ AN: Liverpool, Mart 2009'da Old Trafford'da Manchester United'ı 4-1 yendi, Torres ise Nemanja Vidic ve Rio Ferdinand'ı ipe dizdi. İspanyol oyuncunun kaydettiği o gol her zaman kariyerindeki en öne çıkan anıdır.


65. Matt Le Tissier


Southampton


Kesinlikle Premier League tarihinin en iyi penaltı atan oyuncusuydu. Mark Crossley'in Mart 1993'teki ünlü kurtarışıyla Le Tissier'nin kariyeri boyunca yüzde 98'lik bir penaltıyı gole çevirme oranı vardı. Le Tissier muhtemelen ligin alt yarısındaki en iyi oyuncuydu. Yeteneğine kıyasla hiç de adaletli olmayan bir şekilde Le Tissier, kariyeri boyunca Premier League'de 10. sıradan yukarıda tamamlayamadı.


Ancak belki de hiçbir oyuncunun böylesine çeşitli bir gol yelpazesi yoktu. Serbest vuruşlar, voleler ve uzaktan goller, onun daha fazla koşmasına gerek bırakmıyordu. Le Tissier’e hayranlık duyan Xavi, oyuncuyu şöyle methetmişti: “Akıl almaz, sıra dışı goller!”


EN ÖNEMLİ AN: Southampton'ın 103 yıl boyunca evi olan The Dell'deki son maçı. Takımın en büyük oyuncusu, Arsenal karşısında son 16 dakikada oyuna girdi; 32 yaşındaki Le Tissier formdan düşmüş görünüyordu. Ancak top yanına düştüğünde, sol ayağıyla muhteşem bir yarı vole golü attı. Bu, aynı zamanda onun kaydettiği ve stadyumun da gördüğü son goldü."


64. Dimitar Berbatov


Tottenham, Manchester United, Fulham


Futbolcularla dolu sahada, Berba her zaman bir sanatçı gibi görünürdü. Kendi dünyasında futbolunu oynayan, kendi hızında, herkesten farklı bir adamdı. Bulgar golcünün bazen sahada resmen yürüdüğü anlar olurdu, tıpkı ceketini unutup üşüyünce kıyafetinin kollarıyla ellerini kapatan bir öğrenci gibi. İngilizcesini The Godfather'ı izleyerek öğrenmesiyle adını duyuran Berbatov, Premier League’de kendi tarzını oluşturmayı başardı. İkon isim Berbatov dışarıdan yalnız bir adam gibi görünebilirdi, ama aynı zamanda Spurs’te taraftarın favorilerinden biri olmayı başarmıştı ve o da tam olarak bunu istiyordu.


EN ÖNEMLİ AN: Eylül 2010'daki United-Liverpool maçında yaptığı hat-trick, muazzam bir aşırtma gol içeriyordu. Bu aynı zamanda Merseyside takımına karşı on yıl boyunca yapılan son lig hat-trick performansı olmuştu, ta ki Aston Villa forması giyen Ollie Watkins'in Ekim 2020'deki şok edici oyununa kadar.


63. Paolo Di Canio


Sheffield Wednesday, West Ham United, Charlton Athletic


Di Canio, futbolseverlere heyecan ve kendine has bir tarz sundu. Her zaman patlamaya hazırdı, tartışmaya açık bir figürdü ve karizmatikti. O dönem ligdeki yerel yıldızların heyecan verici neslini gölgede bıraktı, zaten hiçbiri onun kadar zarafetle veya tahmin edilemezlikle performans sergileyememişti. Di Canio bir çalım ustasıydı, şutunu çekmeden önce neredeyse her zaman ya bir savunmacıyı ya da kaleciyi alt ederdi.


Hatta Di Canio, Panenka penaltıları denerdi. Her ne kadar bazı çelişkiler barındırsa da, Di Canio net olarak ligdeki en iyi futbolculardan biriydi.


EN ÖNEMLİ AN: Egil Olsen'ın oldukça radikal bir kontra atak oyunu oynayan Wimbledon takımı genellikle futbolun güzellikleriyle pek aynı cümlede kullanılmazdı... ta ki Trevor Sinclair 45 metrelik bir diyagonal pas gönderene kadar. Di Canio topu normal bir futbolcunun yapacağı gibi kontrol etmek yerine makaslama bir vuruş yaptı ve kaleciyi mağlup etti. Gerek teknik olarak, gerek cesaret ve vuruş kalitesi olarak bu gol Premier League tarihinin en iyileri arasında yer alıyor. Di Canio’nun 2002'deki Chelsea'ye attığı gol de neredeyse bunun kadar iyiydi.


62. Jay Jay Okocha


Bolton Wanderers


Okocha, Reebok'un Ronaldinho'suydu. Kimse onun gibi değildi, çalımları,ince hareketleri, rabonalar ve stepoverlarıyla eşsiz bir isimdi ve Bolton’ı özel bir yere koymuştu. Bazı çalımları atarken bükülmüş gibi görünen bacaklarıyla ve teknik kalitesiyle alt edemeyeceği rakip yoktu.


Okocha, unutulmaz hareketini yapmış ve gökkuşağı çalımıyla Ray Parlour’u rencide etmişti. Nijeryalı, uzaktan sert şutlar çekebiliyor hatta taç atışlarını da böyle kullanabiliyordu, ki bu da onu kesinlikle Allardyce'e sevdirmişti. Kulübün taraftara sattığı ürünlerde yazdığı gibi, Okocha o kadar iyiydi ki ona iki isim takmışlardı (Jay Jay).


EN ÖNEMLİ AN: 2003'te Bolton'ı kümede tutmak için West Ham karşısında yaptığı slalom ve devamındaki füze... kümede kalmaları kesinleşince Big Sam ile yaptığı dans da onun kadar unutulmazdı.


61. Riyad Mahrez


Leicester City, Manchester City


Jamie Vardy belki daha fazla gol atmış olabilir ve N'Golo Kante dünya çapında bir ikon haline gelmiş olabilir. Ama Mahrez, tüm sezon boyunca rakip takımları zor durumda bırakan sanatını sergileyerek Leicester için kritik bir parça oldu ve PFA Yılın Futbolcusu (PFA: Profesyonel Futbolcular Derneği) ödülünü kazandı. Mahrez’e karşı oynayan savunmacılar tam olarak neyle karşılaşacaklarını çok iyi biliyorlardı. Mahrez’in sol ayağıyla topu içe doğru çekmesi rakipler için adeta bir kâbus gibiydi ama buna karşı hiçbir şey yapamıyorlardı. Mahrez en iyi formunda olduğunda ondan başka izlemeyi tercih edeceğiniz çok az oyuncu vardı.


EN ÖNEMLİ AN: Şubat 2016'da Etihad Stadyumu'ndaki o ustaca galibiyette Leicester'ın ikinci golünü atmış, Nicolas Otamendi'nin üstünden atlamış, ardından Martin Demichelis'i şaşırtarak Joe Hart'ı mağlup eden şutu etmişti.


60. Michael Carrick


West Ham United, Tottenham Hotspur, Manchester United


Manchester United, 2006'da Carrick'i neredeyse transfer etmiyordu. Dönemin CEO'su David Gill, golf oynayan Alex Ferguson'a Spurs'ün fiyatı artırdığını söylemek için telefon açtığında, "tipik Daniel Levy," demişti Ferguson. Bazıları 18 milyon sterlinlik fiyat etiketinden dolayı endişeliydi, ama Carrick'in 450'den fazla maçta gösterdiği kalite, Manchester United’a beş Premier League şampiyonluğu getirdi ve harcanan her kuruşu hak ettiğini kanıtladı.


EN ÖNEMLİ AN: Kırmızı Şeytanlar'ın Fergie yönetimindeki son Premier League şampiyonluğunu kazandığı 2013'te United'ın Yılın Oyuncusu seçilmesi.


59. Gary Neville


Manchester United


Genç nesiller, onu kitabın ortasından konuşan bir yorumcu olarak tanıyor olabilir, ama G-Nev'in futbolculuğunu izleyenler, onun neredeyse 20 yıl boyunca United'da istikrarlı bir sağ bek olarak geçirdiği günleri hatırlayacaktır. Zekası, sert müdahaleleri ve kaliteli ortaları, onu Old Trafford'da değişmeyen bir isim haline getirdi. Sir Alex Ferguson, kupalar kazanan takımı birkaç kez yeniden kurarken bile kalıcı olmayı başardı.


EN ÖNEMLİ AN: Ocak 2006'da Old Trafford'da Liverpool'a karşı Rio Ferdinand'ın geç golünden sonra yaptığı coşkulu kutlamalar, Neville’e Kırmızı Şeytanlar arasında efsanevi bir statü kazandırdı. Ve bir de FA cezası.


58. Les Ferdinand


Queens Park Rangers, Newcastle United, Tottenham Hotspur, West Ham United, Leicester City, Bolton Wanderers


Premier League'in ilk altı yılında, sadece Alan Shearer ondan daha fazla gol atmıştı. “Sir Les”, QPR takımında parladı, ardından Newcastle için iki sezonda toplamda 41 lig golü attı. Tottenham'a geçişi pek istediği gibi olmadı. Ancak Leicester'da 37 yaşındayken kaydettiği 12 gol, Ferdinand'ın klasını tekrar göstermişti.


EN ÖNEMLİ AN: Ferdinand, Shearer'ın ortasında Newcastle’ın Manchester United'a karşı 5-0'lık galibiyetindeki üçüncü golü güzel bir kafa vuruşuyla atmıştı. Ancak ne yazık ki bu forvet ikilisi sadece tek bir sezon sürdü.


57. David Seaman


Arsenal, Manchester City


Nasıl olduysa David Seaman, 1990'da QPR'dan Arsenal'e gerçekleşen 1.3 milyon Sterlinlik İngiltere rekoru (bir kaleci için) transferini adeta bir soygun gibi göstermeyi başardı. Premier League'de 344 maçta 141 kez kalesini gole kapadı ve bu süreçte iki şampiyonluk kazandı ve on yılı aşkın süreyle başarılı bir kalecilik performansı gösterdi.


EN ÖNEMLİ AN: 19 maçta kalesini gole kapatarak sadece 15 gol yediği sezonda kupa kazanmaması onun adına pek adil değildi ama 1998-99 sezonu Seaman için harikaydı. Arsenal, üç kupayı kazanan Manchester United'ın bir puan gerisinde ligi tamamladı.


56. Nicolas Anelka


Arsenal, Liverpool, Manchester City, Bolton Wanderers, Chelsea, West Bromwich Albion


Anelka, Highbury'de Arsene Wenger'ın ilk resmi transferi olduğunda sadece 17 yaşındaydı. 1997/98'de çifte zafer kazandı ve bir sezon sonra Arsenal için 17 golle en çok gol atan oyuncu olarak PFA Genç Oyuncu ödülünü kazandı. Ama mutsuzluk hiçbir zaman uzakta değildi.

Anelka, Houllier'in Liverpool'unda ve Keegan'ın City'sinde etkileyici goller attıktan sonra Cristiano Ronaldo'nun önünde Altın Ayakkabı'yı kazandı ve ilkinden 12 yıl sonra ikinci Premier League ve FA Cup çifte zaferini yaşadı.


EN ÖNEMLİ AN: Anelka'nın Highbury'deki Kasım 1997'deki United maçındaki harika, yerden şutu, Arsenal'ın çifte zaferinde kritik bir rol oynadı ve Fransız yıldız bu maçta ipleri eline almıştı.


55. Gareth Bale


Tottenham Hotspur


Bale, Tottenham için Ağustos 2007'deki ilk maçından başlayarak Eylül 2009'a kadar geçen 24 Premier League maçında galibiyet yüzü göremedi. İlk galibiyetten dört yıl sonra, o dönemin en pahalı oyuncusu olarak Real Madrid’e transfer oldu.


Gallerli oyuncunun zayıf bir sol bekten dünya çapında bir hücum oyuncusuna dönüşümü, patlama yaptığı 2012/13 sezonuyla doruğa ulaşmıştı. İngiliz futbolundaki en büyük bireysel performanslardan biri olan bu sezonda 21 gol atmıştı.


EN ÖNEMLİ AN: Şubat 2013'te Upton Park'ta West Ham'i devirmek için attığı 90. dakika şutu, Bale'in en formda dönemiyle özdeşleşen bir roketti. Yıkıcıydı.


54. Dwight Yorke


Aston Villa, Manchester United, Blackburn Rovers, Birmingham City, Sunderland


Yorke, Old Trafford'a 1998 yazında geldiğinde zaten 60 Premier League golü atmıştı. Ama daha iyileri gelecekti. Aston Villa'dan £12.6 milyon bedelle transfer olan Yorke, Andy Cole ile birlikte, United'ın üç kupa kazandığı sezon boyunca 18 lig golü kaydederek Altın Ayakkabı ödülünün sahibi oldu.


EN ÖNEMLİ AN: Şubat 2001'de Old Trafford'da Arsenal'e karşı 6-1'lik ezici galibiyette yaptığı hat-trick ve bir asistle Yorke, kalitesini ortaya koymuştu.


53. Raheem Sterling


Liverpool, Manchester City, Chelsea


Sterling henüz 19 yaşında bir şampiyonluk kazanıyordu zira dönemin genç yıldızı, 2013-14'teki korkutucu Liverpool hücum hattının önemli bir parçasıydı. 2015 yılında onu transfer etmek için 52 milyon Sterlin ödemesiyle Manchester City'yi alay konusu yapan birçok kişi olmasına rağmen, İngiliz oyuncu onları yanılttı. Sterling, hücumdaki oyununu geliştirerek Pep Guardiola için bir fenomen haline geldi ve City'nin ardışık Premier League zaferlerinde yardımcı oldu.


EN ÖNEMLİ AN: 2018-19'da eski kulübü Liverpool'u bir puan farkla geçerek şampiyon olan City için PFA Yılın Genç Oyuncusu ve FWA Yılın Futbolcusu olarak seçilmesi.


52. Ricardo Carvalho


Chelsea


Bobby Zamora, 2020'de FourFourTwo’ya şöyle demişti: "Carvalho'ya karşı oynamak korkunçtu. Her zaman hakemin nerede olduğunu bilirdi ve kimse bakmıyorken bu küçük faullere girişirdi." Portekizli savunma oyuncusu, 2004 yılında Porto'dan Chelsea'ye geçerek, üç lig şampiyonluğuna giden yolda John Terry ile sağlam bir ortaklık kurmuştu.


EN ÖNEMLİ AN: Carvalho'nun katkısıyla Chelsea, 2004/05 sezonunda ilk Premier League zaferini kazanırken sadece 15 gol yedi.


51. David Ginola