top of page

Hayallerin Büyük Olması Galatasaray’ın Başarısını Küçültmemeli!

Yazar: Can Elmas


Futbola nasıl baktığımız, aslında hayata nasıl baktığımızın en çıplak halidir.


Bir takım biraz ivme yakaladığında, biz onun sınırlarını değil zirvesini konuşuruz.

Bir galibiyet aldığımızda, süreci değil sonucu büyütürüz.

Bir başarı gördüğümüzde, onun nasıl sürdürüleceğini değil, ne kadar büyüyebileceğini hayal ederiz.


Çünkü biz sadece maç izlemiyoruz.

Biz, kendi hikâyemizi izliyoruz.


Bu topraklar bir imparatorluk hafızasıyla yaşıyor.

Ve bu hafıza, sadece tarih kitaplarında değil, zihnimizin içinde de yaşamaya devam ediyor.


Bugün literatürde buna “post-imperial nostalgia” deniyor.


Yani imparatorluk sonrası toplumların geçmişteki büyüklüğünü, bugünün gerçekliğinden bağımsız şekilde kimliğinin merkezinde tutması.


Bu nostalji masum değil.


Çünkü bir noktadan sonra hatırlamaktan çıkıp,

geri getirebileceğini sanmaya dönüşüyor.


Bu yüzden bizde başarı, bir süreç değil bir sıçrama olarak algılanır.


Son 16’ya kalmak?

Demek ki kupa da gelir.


Bir oyuncu parlıyor?

Demek ki dünya yıldızı.


Bir takım ritim buluyor?

Demek ki Avrupa’nın zirvesi.


Ama modern dünya böyle çalışmaz.

Modern dünya sıçramaz.

Modern dünya inşa eder.


Sorunun adı özgüven değil.

Sorunun adı güncellenmemiş özgüven.


Biz hâlâ kendimizi geçmişin gücüyle tanımlıyoruz.

Ama bugünün rekabeti, geçmişin hatıralarıyla kazanılmıyor.


Bu yüzden arada bir kopukluk oluşuyor:

Kimlik başka bir yerde, gerçeklik başka bir yerde.


Ve bu kopukluk, bizi her seferinde aynı hayal kırıklığına götürüyor.


Futbol bu yüzden bu ülkenin aynası.


Çünkü futbol, duyguların en hızlı ortaya çıktığı yer.

Ve o duyguların arkasında, yılların biriktirdiği bir zihniyet var.


Ama bazen, bu aynada başka bir şey de görürsün.


Gerçek bir ihtimal.


Galatasaray’ın bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde yaptıkları tam olarak böyle bir yerde duruyor.


Son 16’daki takımlar arasında en düşük ikinci kadro değerine sahip olmasına rağmen,

bize yeniden hayal kurdurdu.


Bu bile başlı başına değerli.


Çünkü mesele sadece nereye geldiğin değil,

o noktaya hangi şartlarda geldiğin.


Bu yüzden teşekkür etmek gerekiyor.


Ama aynı zamanda şunu da unutmamak gerekiyor:


Bu bir zirve değil.

Bu bir istisna da olmamalı.


Gerçek başarı, bir sezonluk sıçrama değildir.


Gerçek başarı,

10 yıl içinde en az 4-5 kez bu seviyelerde olabilmektir.


Çünkü elit olmak, bir kere gelmek değil,

orada kalmayı öğrenmektir.


Eğer bu başarıyı bir “kanıt” olarak görürsek,

yine hayallere kapılırız.


Ama bunu bir “referans noktası” olarak görürsek,

o zaman ilk kez doğru yoldayız demektir.


Çünkü gerçek büyüklük, hatırlamakla değil,

tekrar edebilmekle gelir.




 
 
 

Yorumlar


BEYAZ-01_edited.png
  • Instagram - Beyaz Çember
  • Facebook - Beyaz Çember
  • Heyecan - Beyaz Çember
visa-mastercard-logo.jpg

Copyright © 2020 Lobby Lobos Reklam Her hakkı saklıdır. FourFourTwo.com'da yer alan hiçbir içerik,

FourFourTwo.com'un yazılı onayı olmaksızın yayınlanamaz, yeniden yazılamaz ve bu içeriklerin dağıtımı yapılamaz.

bottom of page