40 Yıl
- 25 Mar 2020
- 3 dakikada okunur

Mithatpaşa Stadı’nda tarihi bir gün. Fenerbahçe İngiliz şampiyonu Manchester City ile oynuyor. Bilindiği gibi ilk müsabaka İngiltere’de yapılmış ve oyun 0-0 sona ermişti…
İgnac Molnar yönetimindeki Fenerbahçe 1967-68 Türkiye 1. Lig şampiyonu olarak katıldığı Şampiyon Kulüpler Kupası’nın 1. Turunda İngiliz Şampiyonu Manchester City ile eşleşmişti. Birçok otorite Fenerbahçe’nin City karşısında hezimete uğrayacağını düşünmesine rağmen ilk maçta gol sesi çıkmamış ve tüm heyecan Mithatpaşa Stadı’nda 2 Ekim 1968 tarihinde oynanacak rövanş maçına kalmıştı. Orhan Ayhan da maç başı anonsunda bunu vurguluyor ve futbolun bütün bilinmezliği sahadaki 22 futbolcunun arasında olup bitecek bir düelloyla sona erecekti.

Manchester City cephesi ise tarihinin en parlak dönemlerini yaşıyordu. Alan Oakes, Francis Lee, Neil Young ve Tony Coleman gibi milli oyuncularıyla İngiltere Ligini ezeli rakibi United’in bir puan önünde tamamlayarak Fenerbahçe’nin rakibi olmuştu.
Soldan sağa
Ayaktakiler: Levent Engineri, Fuat Saner, Hazım Cantez, Abdullah Çevrim, Selim Soydan, Yılmaz Şen.
Oturanlar: Ogün Altıparmak, Ercan Aktuna, Numan Okumuş, Ziya Şengül, Yaşar Mumcuoğlu.
Aslında Fenerbahçe takımı da bireysel olarak City kadar mükemmel oyunculardan kurulmuştu. Can Bartu gibi bir efsane, Ziya Şengül gibi bir lider, Ogün Altıparmak gibi bir golcü ve Şükrü Birand gibi o dönemlerde pek bulunmayan bir hücum bekine sahipti. Ortada ciddi bir avantaj görünmüyordu fakat en büyük problem her zamanki gibi psikolojik bir avantajdı. İngiliz milli takımı iki sene önce kendi evindeki kupayı kazanmış ve uluslararası arenada daha etkili bir yapıya sahipti.
0-0’lık ilk maç İngilizlerin beklemediği bir skor olsa da İstanbul için kendilerinden emin bir şekilde yolculuğa çıkmışlardı. Mithatpaşa’da ise muazzam bir atmosfer vardı. Sadece Fenerbahçeliler değil, başta Galatasaray ve Beşiktaş taraftarları da olmak üzere o dönemdeki birçok İstanbul takımını destekleyen tam 42.000 taraftar da bu müthiş mücadele için tribünleri doldurmuştu. Maç başlamıştı…
Fenerbahçe maça oldukça etkili başlamıştı. Radyodaki Orhan Ayhan bu duruma rağmen ilk dakikalarda gol gelmeyişini üzüntüyle aktarmıştı. İki takım da gayet akışkan bir futbol oynuyor ve gol geliyorum diyordu… ve ceza sahasının sol çaprazından düzgün bir vuruş yapan Ogün Altıparmak topu ağlarla buluştursa da ofsayt sevinenleri oturmak zorunda bırakıyordu. Derken City’nin sağ açığı Coleman 11. dakikada takımını 1-0 öne geçirince uluslararası talihsizliğimizin yine yakamızda olduğu bir akşamı yaşadığımızı eminim bütün stat hissetmiştir.
İlk yarı bu skorla bitmişti. Molnar’ın gözü ise iyi oynamadığını düşündüğü Can’ın üzerindeydi. Yanına giderek ‘Sen oynamıyorsun’ diyerek oyundan alınacağını tebliğ ettiği sırada Ziya Şengül araya girmişti. Bu hamlenin takımın moralini iyice düşüreceğini belirterek Molnar’dan bu kararı geri almasını rica etti. Bu sefer Molnar tekrar Can’ın yanına giderek ‘Sen oynuyorsun’ diyordu. Hamlesini de değiştiren Molnar Abdullah Çevrim’i oyuna almıştı.
İkinci yarının başlamasıyla Fenerbahçe, dalga dalga City kalesine yüklenmeye başlamıştı. Henüz başlama vuruşu daha yeni yapılmıştı ki, süper yedek Abdullah Çevrim bu oyunda biz de varız diyordu. Şimdi skor 1-1 olmuştu fakat bu skor yine Manchester’ın mavilerini üst tura taşıyacaktı. Can Bartu ise ikinci yarıda formasını çıkarıp şef smokinini üstüne geçirmişti. Onun oyunu takımı da ateşlemiş ve güzel oyun tribünleri de ateşlemişti. 1-1’den sonra Fenerbahçe’nin atakları sonuca ulaştıramadıkça İngiliz savunmasının da direnci artıyordu.
Dakikalar artık 78’i gösteriyordu. Ceza sahasının sol çapraz dışından kazanılan duran topun başında Can Bartu vardı. Ortasını yaptı ve kalabalığın içinden Ogün Altıparmak topu ağlara gönderiyordu… işte skor 2-1 olmuştu. İlerleyen dakikalarda City ataklarını savuşturan Fenerbahçe sahadan galibiyetle ayrılıyordu. Bir şampiyon başka bir şampiyonu elemişti. Devrede oyundan alınmak istenen Can omuzlardaydı. Mithatpaşa Stadı Fenerbahçe diye inliyordu.
Fenerbahçe sonraki turda Avrupa’nın yükselen yıldızı; Michels ve Cruyff’un Ajax’ına elendi. Bir yürüyüş de böylece sona ermiş oluyordu. Bu eşleşmenin tarafı olan takımların ise ortak noktası 40 yıldı. Neden mi 40 yıl? Fenerbahçe bir sonraki büyük Avrupa yürüşünü ancak 40 sene sonra 2007-2008 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde yapacaktı. City ise İngiltere’deki bir sonraki şampiyonluğu için 44 sene bekleyecekti.
Kaderleri farklı yönde yazılan bu iki takım ise işte 2 Ekim 1968 yılında Mithatpaşa Stadı’nın aynı kapısından çıkarak kendi yollarına ayrılıyorlardı…

Yazar: Mehmet Can Bilge
1968 Yılı Fenerbahçe-Manchester City Maçı Özeti





Tôi thường ưu tiên những bài giới thiệu nền tảng giải trí được viết ngắn gọn, rõ ràng để có thể đọc nhanh trên điện thoại mà vẫn nắm đủ thông tin chính. Phần nhắc đến tot88 được đặt ở giữa bài nên mạch nội dung khá tự nhiên, không tạo cảm giác quảng bá quá sớm. Bài viết giới thiệu nền tảng theo hướng gần gũi, nhấn vào giao diện dễ nhìn và những danh mục phổ biến để người xem dễ hình dung hơn. Tổng thể nội dung khá gọn và dễ đọc.
Tối qua mình đọc các bình luận trao đổi trên một diễn đàn, mình bắt gặp Trang chủ C168 được chèn vào giữa câu chuyện. Mình bấm thử xem cho biết, chủ yếu là để xem cách trình bày và cấu trúc nội dung. Lướt nhanh thì thấy tổng thể khá gọn gàng, tạo cảm giác đáng tin cậy. Xem qua xong mình quay lại theo dõi phần thảo luận.
Mình có thói quen thử trải nghiệm trên cả PC và mobile để so sánh. Khi truy cập vào live mình thấy tốc độ phản hồi khá đều. Trong quá trình đọc thêm thông tin về keo nha cai mình nhận thấy hệ thống còn tích hợp thêm slot, esport và thể thao nên tạo cảm giác đầy đủ hơn. Các danh mục được phân chia rõ nên không mất nhiều thời gian làm quen. Cá nhân mình cảm thấy tổng thể được tổ chức khá hợp lý.
Mình biết đến https://fly88.tel/ khá tình cờ khi đọc qua vài ý kiến trao đổi trên mạng, thấy nhắc nhiều nên cũng mở ra xem thử lúc rảnh. Mình không xem chi tiết mà chỉ lướt nhanh để hình dung cách trình bày chung, cảm giác là nội dung được sắp xếp khá mạch lạc, xem qua cũng dễ hiểu và không gây rối mắt.
Mình biết đến game bài khá tình cờ khi đọc qua vài ý kiến trao đổi trên mạng, thấy nhắc nhiều nên cũng mở ra xem thử lúc rảnh. Mình không xem chi tiết mà chỉ lướt nhanh để hình dung cách trình bày chung, cảm giác là nội dung được sắp xếp khá mạch lạc, xem qua cũng dễ hiểu và không gây rối mắt.