Geçiş Oyununun Giderek Artan Önemi



Futbolda kullanılan taktik ve stratejiler; tıpkı oyuncular, teknik direktörler ve futbol teknolojilerinin geliştiği gibi giderek gelişiyorlar.

Günümüz modern futbolunda gelişen bu taktik ve stratejilerin başında, son dönemde birçok teknik direktörün işaret ettiği “geçiş oyunları” geliyor.

Kariyerinde 2 UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu bulunan Jose Mourinho: “Geçiş oyunları çok önemli hale geldi. Artık rakipler defansif olarak organize olabiliyorlar ve bu gol atmayı zorlaştırıyor. Bu da bir takım için en kritik dakikaların, topu kaybettikten sonraki anlar olmasını sağlıyor. Çünkü bu anlar avantaj sağlayıp rakibi bozabileceğiniz anlardır. Herkes set hücumlarının farkı yarattığını söylese de ben geçiş oyunlarının bunu yaptığına inanıyorum.” diyerek geçiş oyunlarının futboldaki öneminin altını çiziyor.


Geçiş Oyunu Nedir?


Geçiş oyunu; bir takımın topu kaybettiği – diğer takımın topu kazandığı anlarda kolektif olarak hızlı ve koordineli bir oyun anlayışını işaret eder.

Bu oyun anlayışı, sahadaki oyuncuların topun kaybedildiği anlara (rakibin veya kendi takımının) hazırlık olması gerektiğini savunur. Öyle ki geçiş oyununu elit seviyede uygulayan takımlar, genellikle tepki verme özelliği üst seviyede olan futbolcuları kadrolarında barındırırlar. Çünkü geçiş oyununda en kritik faktörün, tepki verme süresi olduğuna dikkat çekilir.

Bir başka ifadeyle bir takım, kolektif olarak top kaybına ne kadar hızlı ve organize şekilde tepki verebilirse geçiş oyunlarının başarı oranı da o ölçüde artar.

Aidy Boothroyd, FIFA resmi sitesinde bu durumu: “Tepki verme şekli en nihayetinde hücuma çıkmak, gol atmak veya topa sahip olmak için bir avantaj kazanılıp kazanılamayacağını belirliyor.” ifadeleriyle açıklıyor.


Ofansif ve Defansif Geçiş Oyunu


Geçiş oyunu stratejileri, defansif ve ofansif olarak iki kısma ayrılır.

Defansif geçiş oyununda temel anlayış, tüm defansif stratejilerde olduğu gibi gol yememek üzerine kurulur. Defansif geçişler, bir takımın topu kaybettikten sonraki savunma biçimini belirler. Bu stratejide farklı kararları vermek ise teknik direktörler ve futbolculara düşer. Çünkü bir takımın topu kaybettikten sonra birçok farklı strateji ile defansif geçiş organizasyonunu sağlama imkanı vardır.

Örneğin Jürgen Klopp’un Liverpool’da en üst seviyeye getirdiği “gegenpressing”, topu kaybettikten hemen sonra rakibe baskı yapmayı gerektirir.

Buna karşın Thomas Tuchel’in anlayışında ise zaman zaman önde baskı kullanılsa da genellikle kompakt bir savunma düzeni oluşturmak öncelikli olarak tercih edilir.

Defansif geçişlerdeki bu tercihler, The Coaches Voice’tan Ali Tweedale’in öne sürdüğü gibi “takımların savunmada en zayıf oldukları anlar” olması bakımından kritik bir öneme sahiptir.

Öte yandan hücum geçişleri ise bir takımın gol şansını arttıran anlar olarak öne çıkmaktadır. Tıpkı defansif geçişlerde olduğu gibi hücum geçişlerinde de birden fazla strateji benimsenebilir.


Hücum geçişleri, genel stratejisinin temeline geçiş oyununu yerleştiren bir takım için defansif geçişlerden hemen sonra başlar. Topun tekrar kazanıldığı andan itibaren uzun pas, hızlı kısa pas, havadan ve yerden pas gibi birçok seçenek geçiş hücumlarındaki stratejileri çeşitlendirir. Buradaki temel mantık, rakibin dağınık haldeki savunmasını yerleşmeden yakalamak ve gol fırsatı yaratmaktır.

Jose Mourinho dönemindeki Real Madrid, kontra atak futboluyla geçiş hücumlarını en üst seviyede oynayabilmesi bakımından önemli bir örnektir.

0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör