top of page

Zirveye Tutunamayan: Ricardo Quaresma



Yazı: Alper Erdem


“Benim hikayem biraz tuhaf çünkü bazen ben bile ‘futbol oynamak için doğduysam neden bundan zevk almıyorum’ diye düşünüyorum.”


Bugün 39’uncu yaş gününü kutlayan Ricardo Quaresma, oldukça tartışmalı kariyerinin şifrelerini bir röportajında bu sözleriyle veriyordu. Futbol sahasına çıktığı ilk günden beri yetenekleriyle herkesi kendisine hayran bırakan ve Portekiz futbol efsanesi Eusebio’nun “bu çocuk benim tahtımı elimden alacak” diyerek beklentisini dile getirdiği Quaresma, birçok dev kulüpte forma giymesine rağmen birçokları için yeteneklerinin hakkını tam anlamıyla veremeyen biri olarak değerlendiriliyor.

Kulüp kariyerinde FIFA Dünya Kulüpler Şampiyonası (2), UEFA Şampiyonlar Ligi (1), Portekiz Ligi (4), İtalya Seria A (2) ve Süper Lig (2) de dahil olmak üzere toplamda 20 kupa kazanan Ricardo Quaresma, Portekiz milli takımıyla da Euro 2016’da zafere ulaşmıştı. Birçok futbolcu için oldukça başarılı geçen bir kariyere sahip olan Quaresma’nın buna rağmen “beklentileri karşılayamaması” aslında onun sahip olduğu yeteneklerin ne kadar olağanüstü olduğunun kanıtıydı.


Portekiz’in 2 Süper Yıldız Adayı


Ricardo Quaresma, Sporting altyapısında tıpkı kendisi gibi Portekiz ve dünya futbolunun ileriki yıllarına damga vurması beklenen bir süper yetenek ile birlikteydi.

Sporting Lizbon’daki teknik direktörü Laszlo Boloni, Quaresma için “İki ya da üç dokunuşlu size bir maçı kazandırabilir. Çünkü olağanüstü bir yeteneği var.” diyordu.

Sporting’deki ilk sezonunda henüz 18 yaşında A takımla çıktığı 30 maçta 3 gol – 6 asist kaydeden Quaresma, Cristiano Ronaldo’nun A takıma yükseldiği 2002/03 sezonunda ise 37 maçta 5 gol 7 asist ile yeteneklerini iyiden iyiye ispatlamıştı. Aynı sezonda Cristiano Ronaldo ise 31 maçta 5 gol 6 asist yapmıştı. Sporting’in bir kanadına Quaresma, bir kanadında ise Cristiano Ronaldo oynuyordu.

Çok geçmeden her iki oyuncu da Avrupa’nın en büyük kulüplerinden bazıları tarafından takip ediliyordu. Sporting’in hem Ronaldo’yu hem Quaresma’yı kaybedeceği açıktı. Beklenen transferler 2003 yılının yaz aylarında gerçekleşti.


İki büyük yıldız adayından Quaresma, Barcelona’ya Fabio Rochemback ve 6.35 milyon euro bedel karşılığında transfer oldu. Manchester United ise Cristiano Ronaldo için Sporting’e 19 milyon euro ödedi.

Bu transferler sonrasında Cristiano Ronaldo, beklentilerin de üzerine çıkarak dünya futbol tarihinin gelmiş geçmiş en büyük oyuncularından biri olmayı başardı. Öte yandan Ricardo Quaresma için ise işler beklendiği gibi gitmedi.


Bir İleri İki Geri


Belirli bir oyun kültürüyle oynayan ve bundan taviz vermeyen Barcelona’nın Ricardo Quaresma için ne kadar uygun olduğu henüz o günlerde sıkça tartışıldı. Öyle ki çok genç yaşlarından beri Quaresma ile çalışanlar onun sınırlamalardan hoşlanmadığının farkındaydı.

Barcelona Teknik Direktörü Frank Rijkaard ile anlaşamayan Quaresma, Barcelona’daki ilk sezonunda toplam 28 maçta sadece 1 gol atıp 2 asist yapabildi.

“Rijkaard’ı mutlu etmek için oyunumu değiştirdim ama sonuç hep aynı kaldı. Ya yedek kulübesindeydim ya da kadronun dışındaydım. Daha sonra her şeyi bir kenara bırakıp kendi futbol anlayışımı göstermeye karar verdim. O noktadan sonra işler tamamen değişti.”


Frank Rijkaard ile sorunlar yaşadıktan sonra 2004 yazında Barcelona’dan ayrılarak ülkesine dönen Quaresma, 4 yıl sürecek Porto kariyerine başladı.

Porto’da yeteneklerini tekrar sergilemeye başlayan Ricardo Quaresma, çok kısa sürede taraftarlar tarafından benimsendi. Öyle ki Quaresma’nın sahada yaptıklarından çok etkilenen taraftarlar ona “Harry Potter” lakabını taktılar.

Portekizli yıldızın performansını tekrar yükseltmesinde ana sebep ise dönemin Porto Teknik Direktörü Jesualdo Ferreira’nın şu sözlerinde saklıydı:

“Quaresma’nın karakterini ve bireyselliğini kaybetmesini istemiyorum. Bunları kaybederse ortalama bir oyuncuya dönüşecek.”

Porto’da geçirdiği 4 sezonda 114 lig maçına çıkıp 24 gol atan ve bir Porto efsanesine dönüşen Ricardo Quaresma, burada birçok şampiyonluk da yaşadı.


İkinci Şansta da İstenen Olmadı


Quaresma, 2004 yılında Barcelona’dan Porto’ya geldiğinde dünya futbolu Cristiano Ronaldo ile birlikte bir başka Portekizli’yi daha konuşuyordu.

Porto ile kazandığı UEFA Şampiyonlar Ligi zaferinden sonra Chelsea’nin yolunu tutan Jose Mourinho, elit teknik direktörler sınıfına girmiş ve başarılarını Chelsea’de de sürdürmüştü.

Quaresma’nın 4 yıl boyunca Porto’da gösterdiği performans, onun için Avrupa’nın elit seviyesinde tekrar bir fırsat anlamına gelmişti. Quaresma, 2008 yılında Inter’e transfer olduğunda İtalyan kulübünün başında Jose Mourinho vardı.

“Quaresma olağanüstü bir yetenek. Ancak ben Ibrahimovic’in antrenmandaki halini görmekten zevk alıyorum. Ricardo henüz o seviyede değil. Birçok şeyi öğrenmesi gerekecek ama eminim taktiksel olarak daha disiplinli hale gelecektir. Birkaç ay sonra çok farklı bir Quaresma’dan bahsedeceğiz.”


Jose Mourinho’nun Quaresma’nın Inter’deki ilk günlerinde sarf ettiği bu sözlerden birkaç ay sonra, Inter onu Chelsea’ye kiralık olarak göndermeye karar vermişti. Mourinho’nun bahsettiği taktiksel disipline bir türlü ayak uyduramayan Quaresma, Chelsea’de de sadece 5 maça çıkabildi.

2009/10 sezonunu Inter’de geçiren Quaresma, toplamda 32 maça çıkıp sadece 1 gol atabildiği İtalyan takımından aynı sezonun sonunda Beşiktaş’a transfer oldu.


Beşiktaş’taki 2 Dönem


Beşiktaş’ta ilk döneminde Bernd Schuster ile üst düzey bir performans sergileyen Ricardo Quaresma, 2010/11 sezonunda çıktığı 39 karşılaşmada 11 gol 16 asist ile takımın en büyük yıldızı oldu.

Bir sonraki sezonda asist sayısında yine çift haneleri yakalayan (11) Quaresma, 2011/12’yi toplamda 7 golle bitirip Beşiktaş ve Türkiye’ye adapte olduğunu gösterdi.

Ancak aynı sezonun sonunda teknik direktör Carlos Carvalhal ile yaşadığı sorunlarla gündeme gelen Portekizli yıldız, 2011/12’de ise Beşiktaş yönetimiyle ters düştü. Öyle ki Beşiktaş kulübünün şu anki başkanı Ahmet Nur Çebi başta olmak üzere birçok yönetici Quaresma’nın disiplinsizliklerinden şikayetçiydi.

Portekizli oyuncu tüm bunların bir sonucu olarak Ocak 2013’te Al Ahli’ye transfer oldu. Al Ahli’deki 1 sezonunda sonra tekrar Porto’ya dönen Quaresma, 2015 yılında ise Beşiktaş formasını tekrar giymeye başladı. Ancak bu kez takımın başında başarıları ve konumu itibariyle Türk futbolunda çok daha güçlü olan Şenol Güneş vardı.

Ricardo Quaresma, kariyerindeki en uzun süreyi Şenol Güneş ile geçirdi. Onun yönetiminde 152 maça çıkan Portekizli, 20 gol ve 51 asist kaydederek çok daha olgun bir kimliğe büründü.

Quaresma, kariyerindeki Şenol Güneş etkisini 2020 yılında şu sözlerle anlatmıştı:


“Şenol Güneş ile çok özel bir ilişkim vardı. Ondan çok şey öğrendim. Hem insani yönden hem de bir antrenör olarak mükemmel biri. Hayatımda hep özel bir yeri olacak.”

Şenol Güneş ile birlikte Beşiktaş’ta kupalar kazanan Quaresma, 2019’da ise siyah beyazlı kulüpten ayrılarak Kasımpaşa’ya transfer oldu.

1 sezonluk Kasımpaşa kariyerinden sonra tekrar ülkesine dönen Portekizli, son olarak 2020-2022 döneminde Vit. Guimares formasını giydi.


0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page